Aylardan Ekim, Yerlerden Edinburg: Butik Hostelde Bir Haftasonu Kaçamağı

Yazın 1 ayını İngiltere’de geçirdim. Neden? İsviçre’de doktora yapmanın sonuçlarından biri 🙂 Üniversitede doktora dersi yok, tamamlamanız gereken krediler için -genellikle- Avrupa’daki doktora derslerine katılıyorsunuz. Artıları, farklı üniversiteler görmek, çevreyi genişletmek, haftasonları da gezmek. Eksileri, 1 dönemde göreceğiniz içeriği 2 haftada tamamlamaya çalıştığınız için oldukça ağır bir program, evinizden uzaktasınız, bir de Lozan’da göle kenarında mangallar akarken siz İngiltere’de montlarla kış sezonunu açıyorsunuz.

Velhasıl, Birleşik Krallık için hazır vize almışken bunu biraz daha kullanmak lazım dedim ve cumartesi sabah gidip pazartesi sabah dönmeli Edinburg biletlerimi aldım! Bu seyahatin başka bir özelliği daha vardı: ilk yalnız seyahatimdi. Elbette yalnız yolculuk yaptım, sinemaya gittim, yemek yedim (yazıyorum çünkü bazıları için bunlar bile olay) ama hiç seyahat etmemiştim.

Yalnız seyahatin bence ilk kuralı olan şeyi yaptım: hostelde yer ayırttım. Erasmus zamanı gezerken her çeşit hostelde kaldım, ama yıllardır hostellerde kalmıyordum. Bu işlerin raconu da değişmiş sanki, çünkü kaldığım hostel “butik hostel” olarak geçiyordu 🙂 (Kaldığım hostel için buyrunuz.)

Butik hostel de dekorasyonun birazcık havalı olması ve kahvaltının önüne gelmesiymiş, e güzel. Ama arkadaş benim hostel yaşım geçmiş. Oda 12 kişilik, gireni çıkanı, milletin derdi bitmek bilmiyor. Bir de son gece yaşları 40’ın üzerinde iki kişi geldi ve en duyarsız olan onlardı, kimseyi umursamadan yüksek sesle konuşmalar, ışığı açıp kapatmalar, bütüüüün gece horlamalar. Tabi 12 kişilik odada kalmak da iddialıydı ama yok, benim için hostel ve yatakhane defteri kapanmış.

Bu yazı maliyet hesaplı olacak. Hostelin 2 gece için fiyatı 53 pound.

img_8642
Hostele giden merdivenden bir foto

Gelelim diğer mühim konu, havaalanından şehre transfer. Taksiyle yaklaşık 25 pound olduğu söyleniyor ama taksiyle ne işimiz olur 🙂 Havaalanında sorunca sizi Airlink dedikleri havaalanı servisine yönlendiriyorlar. Fiyatı 4.5 pound, gidiş-dönüş alırsanız 7.5 pound ve yaklaşık 30 dakikada gidiyor(muş). Bir de benim kullandığım seçenek olan 35 numaralı otobüs var. Fiyatı 1.6 pound ama her durakta durduğundan yaklaşık 1 saat sürüyor. Açıkçası Airlink’i seçmediğime pişman oldum çünkü dramatik bir fiyat farkı yok ve 1 saatte gitmek biraz bayıyor. Bir de dönüşte de Airlink’in şehirdeki durağını bilmediğimden ve sabah erken bir saatte yola çıkacağımdan yine 35’le dönmek durumunda kaldım. Gerçi sabah saatleri olduğundan 40 dakikada gitti bu sefer.

Geldik masaldan fırlamış şehir merkezine! Bol Harry Potterlı, brovnili, tırmanmalı gezmeler de arkası yarın olsun 🙂

img_8770

NOT: Genelde yazıları bölüyorum, çok uzun olunca sanki okunmaz gibi geliyor ama bölmeyeyim mi, ne dersiniz?

Reklamlar

3 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Gokhan dedi ki:

    Bence bölmeyin tarzınız gayet akıcı ,okunuyor

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s