Aylardan Mayıs, Yerlerden Bern: Günübirlik Gezi Rehberi

Havalar bütün hafta güzel gitmişken bizim gitmeyi planladığımız günde sağanak yağmur olsa da, yağmur Bern keyfimizi kaçıramadı! Şu yazımda bahsettiğim gibi Bern’e ulaştık, şemsiyeler elde gezmeye başladık.

İlk durağımız -her zaman olduğu gibi- garda bulunan Turist Info oldu. Bern’le ilgili turistik bilgilere online olarak şu adresten ulaşabilirsiniz. Bizim tercihimizse telefon ekranından değil, elde haritayla gezmek olduğundan aldık haritamızı ve rotamızı belirledik.

En merak ettiklerim, Bern’in meşhur çeşmeli heykelleriydi. Zamanında Bern’de toplamda 100’den fazla varmış lakin günümüzde 11 tanesi üzerlerindeki heykelcikleriyle kalmış. Biz de bu 11’in tamamını görmeyi günün hedefleri arasına koyduk (Günlük hedefler belirlemek hala beyaz yaka etkilerini atamamış olmak mı? Doktora yaparken de günlük hedefler belirlemek caiz midir? 🙂 ).

Derken karşımıza, bu kategoride olmayan, sürrealist sanatçı Meret Oppenheim’ın çeşme kulesi çıktı (ya da kule çeşme mi demeli?). Bu çeşme, üzerindeki bitkiler ve su akışı sayesinde her mevsim hatta her gün farklı bir renkte görülebiliyormuş. Havaların ısınmasıyla yeşermeye başladığını gördük, bir de kışın gelip buz tutmuş halini görmeli!

IMG_9079
Sürrealist sanatçı Meret Oppenheim’ın çeşmesi

Bern oldukça küçük bir şehir, her yere yürüyerek gitmek mümkün. Zaten UNESCO Kültür Mirası olan Eski Şehir’in içinde yürümek varken otobüse, tramvaya binilir mi hiç?

Arkada Saat Kulesi'yle Eski Şehir
Arkada Saat Kulesi’yle Eski Şehir

Vitrinlerde dura dura, fotoğraf çeke çeke ilerlerken hem hafif yorulduk, hem de yağmur başladı. Bu sırada da, Einstein’ın Görelilik Kuramı (Relativity Theory) üzerinde çalıştığı evine geldik. Müze olan eve girmedik, onun yerine aşağısındaki Einstein Kafe‘de oturup bir şeyler atıştıralım dedik. Gelmeden önce kafenin internet sitesine hiç bakmamıştım. Dolayısıyla adından ve evinin hemen altında olmasından dolayı daha eski, daha karakterli bir yer hayal etmiştim. Oysa bildiğin, sıradan, güzel bir kafe çıktı 🙂 Yorulduysanız oturup dinlenmek için tercih edilebilir ama bir özellik beklemeyin.

Einstein Kafe küçük boy peynir tabağı
Einstein Kafe’nin küçük boy peynir tabağı, 12 CHF

Hemen her Avrupa şehrinde olan minik pazarı gezdik, ve yürüdük yürüdük yürüdük.

Hipster mağazalardan kimi ürünler:

IMG_5690 IMG_5688

 

 

 

 

 

 

IMG_5693
Bern pazarından tanıdık bir ürün

Günün ilk yarısını böyle geçirmişken, geldik ikinci yarısına -ki bence kendisi daha heyecanlı. Gül Bahçesi ve Ayı Bahçesi!

Önceden mezarlık olan Gül Bahçesi, 1913 yılında parka çevrilmiş ve içinde 220 farklı çeşit gül bulunuyormuş. Bahar aylarında olmamıza rağmen, parktaki güller beni cezbetmedi ne yazık ki 😦 Daha renkli, daha canlı bir seçki bekliyordum. Ama yine de parklar güzel, her park güzel!

Parktan filtresiz kareler için sayfama beklerim:

IMG_5738 IMG_5737

 

 

 

 

 

 

IMG_9164

Beni bu parkla ilgili asıl heyecanlandıran kısım ise göreceğimiz manzaraydı!

Şimdi, Bern harita üzerinde şöyle görünen bir şehir:

Screen Shot 2016-06-15 at 12.09.51
Tepeden Bern

Ben de, işaretli yer olan Gül Bahçesi’nden, Aare’nin iki yanını da görüp efsanevi fotolar çekerim diye heveslenmiştim 🙂

Lakin Hayaller:

hayal bern
Hayalimdeki Bern karesi. Hayal de hayalmiş hani 🙂

Gerçekler:

Bulunduğum konumdan benim çekebildiğim Bern karesi :)
Bulunduğum konumdan benim çekebildiğim Bern karesi 🙂

Canımız sağ olsun diyerek kendimizi aşağı doğru saldık ve Ayı Parkı’na vardık. Rivayete göre, şehir kurulduktan sonra kurucu ava çıkar ve şehre, ilk göreceği hayvanın adını vermeyi kararlaştırır. İlk gördüğü hayvan da ayıdır, Almanca’da da ayı “bar”dır. Böylece şehrin ismi Bern olur. Diğer bir rivayet ise şehrin adının Keltçe kaya, yırtık, yarık anlamlarına gelen “berna” kelimesinden geldiğini söyler. Sizce hangisi?

Tabi İsviçreliler turistik etkinlikler için ilkini seçmiş ve nehir kenarına ayılar için bir park yapmış. Böylelikle, otobüs otobüs turisti bu parktaki 4 ayıyı görmek için parka taşımaktalar. Buraya bir giriş ücreti yok, zaten bir anda karşınıza çıkıveriyor. Adı, yeri, mimarisi alışılagelmişten çok farklı olsa da burası aslında bir hayvanat bahçesi, zaten şehrin hayvanat bahçesinin bir parçası olarak geçiyor. Hayvanat bahçesine İsviçre yorumu gelse ve şartlar iyileştirilmiş olsa da, bence bu konsept zalimlik olmaya devam ediyor.

Sol taraf BearPark
Sol taraf BearPark
IMG_9172
Parkın ayıcıklarından biri

Gün biterken biz de bittik, son bir yemekten sonra dönüş yolu! Yemek Altes Tramdepot‘da!

Gitmeden önceki araştırmalarımda burası üst sıralarda yer alıyordu, ancak rezervasyon yaptıramamıştım. Biz Gül Bahçesi’ne doğru yola çıkmadan önce buraya uğradık -yol üstü- ve bir buçuk saat sonraya rezervasyon yaptırmamızın gerekliliğini sorduk. İstediğimiz saat 16:30 gibi yoğunluk olmayacağını düşündüğümüz bir saatti ancak çalışanlar “Kesinlikle evet!” tepkisi verince gelmişken yaptırdık. Siz de buraya gitmeyi planlıyorsanız rezervasyon işini düşünün. Bu arada ben burayı da daha az turistik, daha çok tarihi bir yer bekliyordum: alakası yok. Sanırım benim beklentilerimle ilgili bir sıkıntım var 🙂 Ayı Parkı’nın, şehrin diğer Turist Info’sunun hemen yanında olduğundan yiyeceğimiz şeylerin lezzetinden şüpheye düşsem de korktuğum olmadı, çok güzel şeyler yedik. Sizlere de tavsiyedir!

IMG_5749
Buraya özel yemeklerden olan spatzli, 18.50 CHF

Karnımızı toklaştırıp sırtımızı pekleştirdikten sonra günü sonlandırdık.

Bir daha Bern’e gelir miyiz? Evet! Daha Aare’de yüzeceğiz 🙂

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s