Aylardan Mart, Yerlerden Roma: 27947 adım, 19.84 km,

Roma’da sıradaki günümüzde, bir Romalı ile olacağız! Bir şehri doğma-büyüme oralı biriyle gezme şansını kaç turist yakalayabilir azizim? Pek tabi heyecanlı ve mutluyuz. İlk durağımız Kolezyum.

IMG_8844

Roma deyince ilk turistik aktivite olarak karşınıza Kolezyum çıkacaktır tüm kaynaklarda. Buralarda bulabileceğiniz bilgileri bir de benim tekrar etmeme gerek yok haliyle. Burada size, yaptığım çok derin olmayan araştırmada okumadığım ve dostumuz Damiano’nun bizimle paylaştığı bir hikayeciği anlatacağım.

Şİmdi efendim, bu Kolezyum’un inşa ediliş amacının halkı eğlendirmek olduğunu biliyoruz. İçinde gladyatör savaşları mı dersiniz, tiyatrolar mı dersiniz, vahşi hayvanlarla yapılan karşılaşmalar üzerine dönen bağışlar mı dersiniz, yok yok. Bir de bunların tümünün üstüne dönen bahisler de cabası.

Bana çarpıcı gelen kısım ise, bu eğlence anlayışının bence doruğu olan su savaşları! Evet, herhangi bir su kaynağının kenarında yer almayan bu yere sular taşıyarak ortasında su savaşları yapılırmış.

IMG_8853
Ortadaki alanın üstünün kapatılıp oraya su taşındığını düşünün!
water-battle-naumachia
Su savaşlarını resmeden bir çizim

Tüm öğleden sonrayı Kolezyum’da kah içeri girmek için sıra beklerken, kah gezerken geçirdiğimizden yorgun ve açız. İtalya’dayken hissetiğim açlık, açlıkların en güzeli! En iyi şekilde doyacağını biliyorsun ne de olsa 🙂 Yemek için Damiano ile olmamızın avantajıyla, rehberlerden ya da ön araştırmalarımızdan asla bulamayacağımız, ama öğle vakti yerellerin önünde sıra olduğu bir pizzacıya gidiyoruz: Pizza Rustica! (Sonradan öğrendiğime göre bu isim, dilimle pizza satan bu tip restoranların genel adıymış. Dolayısıyla yerin tam adını bilmiyorum, ama adresi biliyorum neyse ki 🙂 Corso del Rinascimento üzerinde, Archivio di Stato tarafında, Senato durağının hemen yanında.

IMG_3555

Konsept, beğendiğiniz pizzalardan dilim dilim almak. Hem açlıkla hem de o kadar çeşidi görünce, Damiano’nun da “Yeriz yaa, sorun olmaz” tarzı yaklaşımıyla satıcı ablayı bile şaşırtacak kadar çok pizza oluyoruz. Tıka basa doymanın karşılığı ise yaklaşık 10 €! Bir tavsiye daha: gitmişken Roma’ya özgü, bizim içli köftemize çok benzeyen, ama içinde et yerine mozarella olan suppliyi de mutlaka deneyin!

IMG_3557
Favori pizzam: patates ve trüf peynirli (Bu satırları yutkunarak yazıyorum.)

Küçük ve leziz molamızdan sonra turumuza devam ediyoruz. Yine Damiano’dan güzel bir hikayecik:

Piazza della Minerva‘da dikilitaş ile birlikte bir fil heykeli görüyoruz. Papa, bu dikilitaşı taşıması için bir heykel yaptırmak ister, bunun için de bir yarışma düzenler. Yarışmaya katılanlardan biri de Bernini’dir, kazanan o olur. Kaybedenlerden biri olan Papaz Paglia ise, Bernini’nin halihazırda yapmış olduğu çizimin mimari açıdan mümkün olmayacağını söyleyerek mevcut çizimle dikilitaşın yükünün taşınamayacağını iddia eder. Bernini, bunun mümkün olduğunu önceki işlerinden bilse de papa ikna olur ve Bernini’den tasarımını değiştirmesini ister. Bernini tasarımı değiştirir, ama Papaz Paglia’ya selam göndermeyi de ihmal etmez. Bugün, filin burnunun bu papazın kaldığı manastıra dönük olduğu ve orta parmak işareti yaptığı düşünülmekte imiş!

IMG_8891

Hedefimiz Kolezyum’un devamı olan Roma Forumu’nu ziyaret etmek. Şehir merkezinden yürüyerek gidiyoruz. Yol üzerinde, Piazza Venezia‘daki görkemli yapıda biraz soluklanıyor, yukarı çıkarak etrafı seyrediyoruz. Binanın içine girip terasa çıkmak ücretsiz. Bir de daha yukarıda olan seyir terası mevcut. Bu terasa çıkış asansörle, biraz sıra bekledikten sonra 7€ karşılığında çıkabilirsiniz. Biz çok heves etmediğimizden ve sırası uzun olduğundan çıkmadık.

IMG_3576
Piazza Venezia’daki Vittorio Emanuele II heykeli

Foruma yaklaştığımıza, içerideki herkesin çıkış kapısına yöneldiğini görüyor, biraz kıllanıyor ama tam da konduramıyoruz. Derken bam! Kapanış vakti gelmiş 😦 Saat daha 16:30 ve hava gezmek için yeterli aydınlıkta oysa! Alınan biletler ilk kullanıldığı tarihten itibaren 2 gün geçerli, vaktiniz varsa Kolezyum ve Forum gezilerini farklı günlerde yapabilirsiniz. Bizim gibi aynı günde yapmak isterseniz ise zamana dikkat edin!

Moral bozmuyoruz, Forum manzaralı banklarda oturup, etraftaki sokak müzisyenleri eşliğinde anın tadını çıkarıyoruz. Sırada, Türklerin Aşk Çeşmesi olarak bildiği, asıl adı Trevi Çeşmesi olan dünyanın en ünlü çeşmesi var!

İnanışa göre, sol omuz üzerinden sağ el ile çeşmeye para atarak hem tuttuğunuz dileği, hem de bir sonraki Roma seyahatinizi garantiliyorsunuz. Roma’nın bu çeşmeden kazandığı 1 milyon €’ya da ufak bir katkı sağlamış oluyorsunuz.

Çeşmenin birbirinden güzel fotoğraflarını internette bulmanız kolay. Bu nedenle ben daha ilginç bulduğum iki kareyi paylaşacağım.

İlki atılan iğnenin yere düşmesini namümkün kılan insan kalabalığı. Yok şu elim yok şu omzum aman fotoğrafım derken hızlı olmalısınız, zira bekleyeni çok.

IMG_8930
Herhangi bir t anında çeşmenin önü

İkincisi ise, 2007 yılında bir sanatçının kimseden izin almadan çeşmenin suyuna kırmızı boya boca etmesiyle ortaya çıkan hali. Çeşme, kapalı devre su sistemi kullandığından akan suyun da bir süreliğine kırmızı olması, malzemede kalıcı bir renk değişimine sebep olacak diye endişe edilmiş ama çeşme neyse ki hala bembeyaz.

rojilla2
Çeşmenin kırmızı hali (Görsel alıntıdır)

Tüm bu gezintiden ve atılan 27947 adımdan sonra, yarınki planlarımızı da hakkıyla yerine getirebilmek için odaya çekiliyoruz. Yarın son günümüz!

 

*Roma gezisinin diğer yazıları için:

Gitme-Kalma

2 kilometreye sığan 2000 yıl

MAXXI

“Yemeden, İçmeden, Görmeden Dönme”ler

Reklamlar

4 Comments Kendi yorumunu ekle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s