Aylardan Mart, Yerlerden Roma: 2 kilometreye sığan 2000 yıl

Roma’da, bir turist olarak gezip görmek isteyeceğiniz yerler Piazza del Popolo ile Piazza Venezia arasında kalan yaklaşık 2 km uzunluğundaki alanda yer alıyor. Biz de, Navona Meydanı’na oldukça yakın olan otelimiz sayesinde, tüm turistik cazibe merkezlerinin orta yerindeyiz!

Sabah erken kahvaltı sonrası sokaklarda yürüyerek şehri keşfetmek için otelimizden çıkıyoruz. Haritaya bile bakmaya gerek yok; kah kalabalık kah içgüdüler bizi Roma’da çok güzel gezdiriyor!

İlk durağımız, sabah tenhalığındaki Navona Meydanı. Tenha dediysem, akşamüstü saatlerine kıyasla tenha.

IMG_8768

Müzisyenler, ressamlar, satıcılara ek olarak, artık hemen her turistik şehirde gördüğümüz bu havada duran adam ve diğer benzer göstericiler de var meydanda. Arkadaş, bu ne sıkıcı bir iş? Bir de hadi sabah erkenden geldin oturdun, canın sıkılınca, ayakların ağrıyınca şöyle bir iki tur atmak için ne yapıyorsun? O büyünün bozulduğu ana şahit olmak isterdim 🙂

Processed with VSCOcam with a5 preset
Renklerin güzelliği
Processed with VSCOcam with f2 preset
Renklerin güzelliğine devam

İkinci durak, Navona’ya çok yakın olan Pantheon. Benim Roma’da en sevdiğim turistik yer. Aslen sevmediğim bir kelime, ama ara sokaklarda yürürken bir anda karşınıza çıkmasını en güzel tanımlayan sıfat tartışmasız büyülü. 

Processed with VSCOcam with b1 preset
Bunu görünce büyülenmeyip de ne yapacaksın azizim?

2000 yıllık bu yapı, günümüze kalmış en iyi korunan Eski Roma binalarından bir tanesi, çünkü hiç atıl kalmamış. Pantheon’un kelime anlamı: pan – tüm , theon – tanrılar, zamanında bütün tanrılar için yapılmış bir pagan tapınağı olduğundan bu adı almış. Bugün içinde İtalya’nın kurucusu Vittorio Emanuele II ve meşhur ressam (ve ninja kaplumbağa) Raphael’in de mezarı bulunuyor.

İçine girdiğinizde, onu dışarıdan gördüğünüzde başlayan büyülenmeniz devam ediyor. Tam tepesinde bulundan 9 metre çapındaki delik (adı Oculus), binanın içini doğal ışıkla aydınlatmaya yarıyor. Bir de bununla ilgili bir efsane var: yağmur yağdığında binanın içi hiç ıslanmazmış, yağmur içeri girmeden buharlaşırmış, çünkü termodinamikmiş.. Buna inanmak gerçekten karizmatik olurdu, ama gerçek şu ki yağmur suları zemine ulaşıyor. Ancak zemindeki eğrilik ve 22 tane delik sayesinde içeride su birikintisi oluşmuyor. Burada da sorun, turistlerin bu deliklere Aşk Çeşmesi muamelesi yapıp para sıkıştırmasıymış. Evet bilinçsiz bir davranış ama kalıcı bir hasara yol açmadığı var sayımıyla allah başka dert vermesin kardeş diyoruz. Sıkıştırılan para olsun.

IMG_8777
Oculus
Processed with VSCOcam with a4 preset
İçeriden görünüm

Pantheon’u gezip, bol bol izledikten sonra yürümeye devam ediyoruz. Bir sonraki adımı bence tahmin edebilirsiniz: İspanyol Merdivenleri!

Buranın geçmişini, tarihi önemini ne yazık ki bilmiyorum. Bildiğim, çok eğlenceli bir yer olduğu! Çeşit çeşit insan oturur, sohbet eder, dans eder, güler, içer. Hava güzeldir, Roma’dayız! Etraf güzel, bina manzarası güzel, e daha ne olsun? Ne yazık ki bu aralar restorasyonda olduğundan, sadece uzaktan bir bakış atabiliyoruz.

IMG_8790

Ve, sonunda acıktık! Yemek istediğimiz çok şey olduğu için öğünlerimizi ince ince örmemiz gerekiyor. Roma’da ilk yemelik durağımız, makarnasıyla ünlü Pastificio oluyor.

Önce bir heves gittiğimizde servise 13:00’da başlayacaklarını öğreniyoruz. Bir yandan da panikteyiz, çünkü makarna 1-2 saat içinde bitiyormuş. Bir tur atıp gelelim dediğimizde saat 13:30 civarı ve durum şu:

IMG_8793

Neyse ki sıra hızlı ilerliyor da, açlık başımıza vurup bizi germiyor. Ev yapımı makarnalar da satan mekanda, her gün biri etli biri vejeteryan olmak üzere iki çeşit makarna yemeğe hazır olarak satılıyor. Tek fiyat; 4€! Yanında da sınırsız su, eğer şanslıysanız gününe göre ev yapımı kırmızı şarap!

IMG_3468 IMG_3469

 

 

 

 

 

Bizim şansımıza o günün vejeteryanı mantarlı! Uzaktan alanları izlerken gözümüz doymuyor, 3 porsiyon alıp iki kişi bölüşsek mi diye düşünüyoruz ama bakıyoruz koca koca adamlar bile birer porsiyon alıp yoluna devam ediyor. Zaten elimize aldığımızda ağırlığından anlıyoruz bir porsiyonun yeteceğini 🙂

IMG_8795

Burası turistik bir yer mi, yerel bir yer mi itiraf ediyorum ki anlayamadım. Foursquare’de mayoru bir Türk, hatta biz makarna alırken herhangi bir t anında içeride 4 Türk vardı. Bende Türk gezi sitelerinde görüp öylece geldim. Ama hızla gelip makarnasını alıp giden  İtalyanlar da vardı, bizim Romalı arkadaşımız bilmese de. Velhasıl, turistik ya da değil, makarna ve konsept çok güzel! Gönül isterdi ki deneycek o kadar fazla yiyecek olmasın da, her öğlen “Bugün neli makarna var acaba?” heyecanıyla gelip sıraya girelim, güzelim makarnaları deneyelim. O denli! (Damaktan Dimağa‘ya selam olsun)

Karnımızı doyurduktan sonra meşhur alışveriş caddesi Via del Corso‘yu takip ederek Piazza del Popolo‘ya varıyoruz. Meydanın yan tarafındaki merdivenleri takip ederek seyir terasına çıkıp sana bir de tepeden bakıyoruz aziz Roma!

IMG_8812

Bu sefer İspanyol Merdivenleri’nin üzerinde kalan yoldan yürüyerek dönüş yoluna geçiyoruz. Çok yürüdük, çok yorulduk, makarnaları erittik! Yarın, klasik bir turist olup Kolezyum’a gitmeye hazırız!

Processed with VSCOcam with a6 preset
Şu sağdaki bizim terasımız olsaydı ❤

 

*Roma gezisinin diğer yazıları için:

Gitme-Kalma

2 kilometreye sığan 2000 yıl

27947 adım, 19.84 km

MAXXI

“Yemeden, İçmeden, Görmeden Dönme”ler

Reklamlar

4 Comments Kendi yorumunu ekle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s