Aylardan Şubat, Yerlerden Marakeş: Essaouira

Bu yerin adını yazarken bir Googlelamam gerektiğini siz değerli okuyucularımdan tabi ki saklamayacağım! Bir de aklımdaki diğer nokta; yerlerden Marakeş dedim ama bu başka bir yer, konseptime ters mi düştüm yoksa?

Marakeş’e önceki gelişimde bir gece çölde konaklamalı Zagora turu yapmış, filmlerin çekildiği Berber köylerini ziyaret etmiş, 1 gece çölde lavabosuz, tuvaletsiz, ışıksız, sessiz ortamda kalmanın nasıl olduğunu tecrübe etmiştim. Bu sefer zamanımız daha kısıtlıydı, ama yine de yakınları keşfedelim dedik ve Essaouira’yı seçtik. Burası Marakeş’e 175 km ve yaklaşık 3 saat uzaklıkta bir sahil kasabası.

Öncelikle gidiş mevzusu. Muhtemelen kaldığınız yer, size çeşit çeşit tur fırsatı sunacak. Eğer acemi bir turist olur ve turlara otel aracılığıyla katılmayı kabul ederseniz, sizinle aynı araçtaki diğer insanlara kıyasla yaklaşık %50 daha fazla ödeyeceksiniz demektir; dikkat! Biz de bu turu otele sorduğumuzda 30 Euro olduğunu söylediler. Gelmeden önce bloglarda 250 dirhem gibi fiyatlar okuduğumdan souklarda gördüğümüz tur acentalarından daha ucuza bulabileceğimizi düşündüm. Nitekim ilk sorduğumuz yer 180 dirheme götürebileceğini söyledi, üstelik daha pazarlık bile yapmadan! Tabi böyle büyük fiyat farkları olunca, aklına “Pahalı daha iyidir” felsefesi kodlanmış bireyler olarak “Bunlarla gideceğiz de otobüsü iyi midir, rehberi nasıldır?” diye içimize bir kurt düşüyor illa ki. Burası Marakeş.

Acentadaki satıcılar, yarın sabah riadınızdan alınacağınızı, çok kalabalık olmadan ideal sayıda insanlar gideceğinizi, yapabileceğiniz şeyleri anlatıyor turu satarken. Biz gitmeyi zaten kafaya koyduğumuz için ikna olmamıza gerek yok. İki kişiyiz, 160 dirhemini kapora olarak ödeyip riadımızın adresini verdikten sonra ertesi sabahı heyecanla beklemeye başlıyoruz.

Sabah dedikleri saatte riadımızdan alınıyoruz. Israrla riaddan alınacağımız söylendiği için arabanın yakınlarda bir yerde beklediğini düşünüyoruz ama hayır, beraber meydana dek rehberimizle yürüyoruz (Aklımızda “E biz gelebilirdik dediğiniz saatte buraya” cümlesi ile 🙂 ). Meydanda pek çok araç var, bizi oraya getiren adam bizi araçlardan birine bindirip 200 dirhemi alarak ortadan kayboluyor. Olay şu; her gün bu günübirlik turlar için kalkan belli sayıda araç var. Tüm acentalar müşterilerini bu araçlarla gönderiyor. Dolayısıyla baştaki endişelerimiz yersiz, pahalı kalitelidir yok Marakeş’te, pazarlık var!

Bu turu gelmeden önce okuduklarımla kıyaslayarak uygun fiyata -en azından kazıklanmadan- hallettiğimizi düşünüyordum ki, dönünce Fas hakkında okumaya devam ettim. Turda zaten rehberlik hizmeti, tarihin ve önemli bilgilerin anlatılması gibi bir ortam beklemeyin. Sadece bir otobüs işlevi görüyor. Dolayısıyla otobüs garına gidip Essaouira’ya giden otobüslerde yerellerle birlikte seyahat edebilirsiniz.

Turlar için yola çıkanlara çay satan amca
Turlar için yola çıkanlara çay satan amca
Otobüsümüz
Otobüsümüz

Sakin sakin yol almaktayken ve Essaouira’ya iyice yaklaşmışken, içimi bir üzüntü kaplıyor. Meşhuuur argan yiyen keçileri göremeyecek miyiz yoksa? Cümlemi bitirmeden sağımızda beliriyorlar ve mini bir mola veriyoruz 🙂

Argan ağacı, keçiler ve ben
Argan ağacı, keçiler ve ben

Keçilerin alametifarikası da şu: Fas’taki argan ağaçları hem sayıca az oldukları, hem de sadece bu bölgede yetiştikleri için UNESCO koruması altındalar. Bu nedenle, ağaçlara zarar verme ihtimali olduğundan argan meyvelerini ağaçları sallayarak toplamak mümkün değil. Ağaç da dikenli, dolayısıyla insanlar rahatlıkla tırmanıp toplayamıyor. Bu durumda keçileri salıyorlar ağaca, onlar bir güzel bu meyveleri yiyor, kabuklu kısmı sindiremeyip çıkarıyorlar. Bizim argan da zaten bu kabuklu kısmın içi. Berber kadınlar bu meyveleri keçi boklarından ayıklayıp, kabukları kırıp, içindeki meyveleri doğal yollarla işliyorlar. Çıkan yağı da kah salatamıza koyuyor, kah saçımıza başımıza sürüp güzelleşiyoruz (Kah haber siteleri “Zenginler ne yapacağını şaşırdı, salataya keçi boku koyuyorlar!” diye haberler yapıyor 🙂 ).

Keçilerin fotoğraflarını çekerken, kucağında minik bir yavruyla gelen adam tek tek herkesi dolaşıp yavruyla fotoğraf çekinenlerden bahşişini topluyor. Keçilerin gerçekten içgüdüsel olarak mı oraya çıktığını, yoksa sahipleri tarafından turistik bir amaçla mı yerleştirildiğini anlayamıyoruz ama bu manzarayı dünya gözüyle gördüğümüz için mutluyuz.

Argan yağı işleme tesisinden bir görüntü
Argan yağı işleme tesisinden bir görüntü

Kasabaya vardığımızda yaklaşık 4-5 saat vaktimiz var ve açız. Sokaklarda gözümüze kestirmelik bir yer ararken Patisserie Driss‘i görüyoruz, 1928’den bu güne kaldıysa iyidir diyor ve içeri giriyoruz. Faslı mı Faslı bir kahvaltıyla karnımızı doyuruyoruz. Menüde kahvaltı için çok çeşit var, biraz geç kaldığımızdan olanlarla yetiniyoruz. Zaten o portakal suyu bile kendi başına yeter de artar 🙂

IMG_3157

Essaouira, ilginç bir yer. Bir tarafı çok Faslı, bir tarafı tatlı bir sahil kasabası. Halkın fakirliğinin hemen yanında sanat galerileri var. En güzeli, sokaklarda müzik var! Zamanında Bob Marley ve Jimi Hendrix bu kasabayı ziyaret edip çok sevmişler. Bugün de hala onların ziyaretinin izleri hem sokaklarda, hem de insanlarda kalmış. Bob Marley şapkalı ve rastalı genç sayısına inanamazsınız 🙂

IMG_3164
Eldeki malzemelerle sanat

IMG_3161

Şehrin içini turladıktan sonra gelgiti ve Atlas’ı yukarıdan görmek için 10 dirhem vererek kaleye çıkıyoruz. Manzaranın, rüzgarın ve Essaouira’nın meşhur martılarının tadı burada çıkıyormuş.

IMG_3282
Kaleden görünen Essaouira

Bolca yürüdükten ve vaktimiz de azaldıktan sonra, hem yorgunluk atmak, hem de Fransız usulü birbirine değil meydana bakan sandalyeleri olan bir kafede oturuyor, tabi ki portakal suyu içiyor, şehrin karmaşasını ve hareketliliğini seyretmeye doyamıyoruz.

IMG_3233
Küçük atıştırmamız

Dönüş vakti geldiğinde aracımızı beklerken -bu arada araçlar çok dakik, biz biraz erkenciyiz, bekleme bundan- gördüğümüz manzara, şu tiviti hatırlatıyor:

Screen Shot 2016-02-24 at 11.31.25

Çünkü sahilde bir inşaat var ve manzara şu:

IMG_8641

O zaman, bağlamdan kopup ne diyoruz: yaşasın mühendislik ve mühendisler! 🙂

 

*Marakeş gezisinin diğer yazıları için:

Nasıl Gidelim, Nerede Kalalım?

Medina’da Turistlik

Guéliz ve Jardin Majorelle

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s