Les Diablerets: Bu ayakkabılar kaç kilo?

İsviçre deyince akla ilk gelenlerden biri, hatta ve hatta ilk gelen Alpler ve kayak (Katılır mısınız?). Hal böyle olunca, üniversitenin kendine ait bir dağ evi (“chalet”) olmakla kalmıyor, bir de haftasonları bu 200 senelik eve geziler düzenliyor! Bir gece kalış, sabah kahvaltısı ve akşam yemeğinin dahil olduğu bu gezinin en güzel kısmı ise, seviyenize göre bir kayak hocasının da size eşlik etmesi ve 2 günlük ski pass inizi karşılamaları! Kıps 😉

Biz de bu etkinlikten faydalanmak için bir haftasonumuzu bu dağ evinin yer aldığı Les Diablerets’de geçirdik. Ama tabi buraya çıkana kadar çektiğimiz bir öncesi var ne yazık ki…….

Lozan öyle bir şehir ki, günün herhangi bir vaktinde metroda kayaklarını ya da kanosunu taşıyan insanları görebilirsiniz (Hatta bunların ikisini aynı gün de görebilirsiniz!). Hadi bunlar hep büyük hep ağır, sıradan bir okul gününe gelen insanlar bile sırtlarında koca sırt çantaları (ne taşıyorlar o kadar bilmiyorum), ellerinde günlük yemekleri, 1.5 litre suları, bütün ara öğünleri ile arz-ı endam ediyorlar. Böyle bir ortamda yaşamak, Türkiye’de iken maruz kaldığım(ız) “Ahh yavruum, çantan pek de ağır” serzenişlerini etkisiz bırakıyor zira insan öyle bir canlı ki, alışıyor 🙂

Bu taşımanın normalleşmesinin yanında bir de kayak kiralarının şehirde daha ucuz olduğu tavsiyesini alınca, e dedim ben de şehirde kiralayıp taşırım kayaklarımı, ne var ki! Kayağa yabancı biri değilim, ama belli ki taşımaya yabancıymışım! Gözünü sevdiğimin Uludağ’ında kayakları kiralarsın, sana ayakkabıları giydirirler, 100 metre ya yürür ve yürümezsin ve ta tam: pisttesin! Tabi bu yavru o ayakkabıların nasıl ağır olabileceğini, bu şehirde taksinin öyle ha deyince bulunamayacağını bilmemiş, bilememiş.

Neyse efendim, bir şekilde saat 9:20’deki buluşma yerimiz olan Diablerets Gar’a ulaşmak için yola çıktık. Başı tasalı olsa da tren yolculuğu o kadar güzel, o kadar güzeldi ki, insanın tasasını dağıtmaya yetiyordu. Camların buğusundan manzara fotoğrafım yok ne yazık ki 😦

Version 2
Yolculuğumuzun özeti – Evet, dağa kocaman camlı trenlerle çıkılıyor!

 

Version 2
Onlar da manzaranın farkında ve bu konuda mütevazı değiller 🙂 “Bu manzara benzersiz, Instagram’da paylaşın” yazıyor cama yapıştırdıkları etikette

Gardaki buluşmada herkes hazır ve nazır olduğundan kayak kiralayacaklar kiralamaya gidiyor, diğerleri direkt zirve yolculuğuna başlıyor. Peki bu miniş kayakları ne yapmalı? ❤ Ağırlık merkezleri yerden çok az yüksekte olan minik insanları kayarken izlemek kadar tatlı krizine sokanı yok!

IMG_2371
Boyuna göre kayak

Evet, zirveye ulaştık. Maceralarımızın devamı için arkası yarın! 🙂

Reklamlar

One Comment Kendi yorumunu ekle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s